Gökçeada Gezi Rehberi

Gökçeada kelimesi aklınıza sadece deniz kum ve güneşi getirmesin. Aslında en önemli özerklikleri adanın dünyanın en bol oksijeni olan farklı kültür ve dinlerin buluştuğu destanlarda kendine yer bulmuş dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapmış bir yerdir. 

Eski adı İmroz olan adaya deniz yolculuğu sonrası ilk ulaşılan yer olan Kuzu Limanı ve çevresi aslında çoraktır. Zaten Gökçeada Tarihi sayfamızı incelediğinizde adanın adının İmroz olduğu ve bunun Çorak Topraklarda Bereket Tanrısı anlamına geldiği ile ilgili detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. 

Belki bu ilk görünüm adayı ziyaret edenler arasında hayal kırkılıklarına neden oluyor olabilir. Liman ulaşımın yanı sıra deniz turizmi içinde kullanılmaktadır. 

Kuzu limanı Gökçeada merkezine yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Ada’nın kuzey kesiminde Kaleköy bulunmaktadır. Kaleköy merkeze yaklaşık 4 kilometre uzaklıktadır. Kaleköy de kendi arasında 2 ye ayrılır ada sakinleri tarafından. 

Gece yaşamı oldukça ünlü olan Kaleköy’ün barları, otelleri, restoran ve çay bahçelerinin olduğu kısmına Aşağı Kaleköy denilmektedir. Aynı zamanda aşağı Kaleköy’de balıkçı barınaklarını da bulmak mümkündür. Hali ile her an taze balık bulabilirsiniz. 

Yukarı Kaleköy ise bir Rum Köyüdür. Cenevizlilerden kalma kale kalıntıları, tarihi bir kilise, birçok manastır bulunmaktadır. Tarihi dokusu ile görülmeye değerdir. 

Kaleköy’den Kuzu limanı sahil kesimine patika bir yol ile ulaşmak mümkündür. Oldukça keyifli geçeceğini garanti edebileceğimiz bu yürüyüş esnasında Yıldızköy, Maviköy ve Yelkenkaya’yı görebilirsiniz. Ayrıca yüksek tepelerden Saroz Körfezini gözleriniz ile kucaklayabilirsiniz. 

Kaleköy’den güneye yöneldiğimizde ise Eski Bademli ve Yeni Bademli adından 2 köy karşımıza çıkacaktır. Eski Bademli yine eski bir Rum Köyüdür. İlginç mimarisi ile gezmeye değer bir yer olduğunu söyleyebiliriz. Köyde bulunan eskiden köy okulu olan ve şu an otel olarak hizmet veren yerden Semadirek Adasını gün batımında seyretmek insana eşsiz bir haz vermektedir. 

Yeni Bademli ise tam bir pansiyon cennetidir. Doğal yollar ile üretilen her türlü sebze ve meyveyi de bulabileceğiniz köy merkeze her an ulaşım imkânlarının olduğu konaklama merkezi haline gelmiştir. 

Türkiye’nin il ve dünyanın en güzel su altı milli parklarından birisini oluşturan Peynir Kayalıkları Kuzu Limanının kuzeyinde bulunmaktadır. Bölge 2000 metre batıya doğru devam etmektedir. Adını deniz dalgalarının biçimlendirdiği ilginç kaya yapısından almıştır. 

Gökçeada Sualtı Milli Parkı balık çeşitliliği açısından dünyanın en zengin alanlarından birisidir. Balık çeşitliliği nedeni ile Akdeniz Foklarına bile ev sahipliği yapar. 

Milli Park sınırları içerisinde suyun altında birden fazla sıcak ve soğuk su kaynakları ile birçok su altı mağarası da bulunmaktadır. 

Adanın güney kısmında yerleşim yeri olarak bulunan sadece Eşelek bulmak mümkün. Burası merkezden 10 km kadar uzak ve sonrası alabildiğince koylarla doludur. Mavi Bayrak alabilecek Türkiye’nin en iyi ve en temiz denizine sahip yerler olarak sayabiliriz. Güzelcekoy Çanakkale Boğazına bakar ve adada güneşin doğuşunu seyretmek için en ideal yerdir. 

Kefaloz ve Güzelcekoy aynı zamanda batıkların da bulunduğu yerler arasındadır. I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı gemileri, İngiliz donanmasına ait bazı gemileri burada batırırmıştır. 

Yine Kefaloz da bulunan Tuz Gölüne girerek çamur banyosu yapabilirsiniz. Şifalı olduğu söylenen bu alandaki çamurlu suyun böbrek rahatsızlıklarına iyi gelmesini yanında cildinizi de güzelleştirdiği söylenmektedir. 

Ada merkezinin 3 km batısında Zeytinliye ulaşabilirsiniz. Burası da eski bir Rum köyüdür. Burada bulunan kilise gezginlerin uğrak yerlerinden birisidir. Burası aynı zamanda tatlı ve dibek kahveleri ile ünlüdür. Buraya gelmeden önce mutlaka midenizde burası için yer ayırın.  

Zeytinliköy den sonra 4. Km de baraj gölü bulunmakta. Adanın içme ve kullanma suyunu burası karşılamakta. Gölet genelde altında kaynayan sularla beslenmektedir. Ayrıca 40 kg civarında ağırlığa sahip aynalı sazanları da burada bulmak mümkündür. 

Baraj gölünün üst tarafında yine eski bir Rum köyü olan Tepeköy bulunmaktadır. Tepeköy’deki mesire yeri, asırlık çınar, köyde bulunan kilise, mezarlık, su değirmenleri, rüzgâr değirmenlerini gezmeden bölgeden ayrılmak yazık olur.

Batıya doğru yöneldiğimizde Dereköy bulabiliriz. Dereköy bir zamanlar Türkiye’nin en büyük köyü unvanına sahipti. Tarihi evleri mutlaka görülmeli. Tarihi bir çamaşırhanenin de bulunduğu köy de aynı zamanda kaynak suları ile ünlü. 

Dereköy’ den sonra merkeze yaklaşık 28 km uzaklıkta bulunan Şirinköy ve Uğurluköy bulunmakta. Bu köyler sonradan oluşturulan iskân köyleri olarak ta bilinmektedir. Uğurlu deniz turizmi açısında önemli bir yere sahiptir. Plajları ile ünlü olan bu yerleşim birimi aynı zamanda adanın en önemli yerleşim mekânları olarak ta bilinir. 

Coğrafi olarak Türkiye’nin en batısındaki yerleşim alanı burasıdır. Güneşin batışını bir de buradan seyretmek gerekir. 

Adada yol kenarlarında kaynak suları ile karşılaşmak mümkündür. Çoğu yerinde mesire yerleri vardır. 500 – 700 yıllık çınarlarla sıkça karşılaşabilirsiniz. 

Kış aylarında ise merkeze 25km uzaklıkta bulunan Marmaros Şelalesini gezebilirsiniz. Yaz aylarında su seviyesi oldukça düşmektedir. Şelalenin asıl güzelliği suyun çok olduğu zamanlarda ortaya çıkıyor. 

Şelaleden batıya doğru gidildiğinde Gizli Liman’a ulaşabilirsiniz. El değmemiş, sahil şeridinde hiçbir yapı bulunmayan 1250 metre uzunluğunda kumsala sahiptir. 

Av sezonlarında ise yoğun olarak bulunan keklik, tavşan, bıldırcın, sığırcık, yaban ördeği ve kaz avlamaya gelen avcılar ile karşılaşmak mümkündür. Merakınız var ise sizde bu avcılardan birisi olabilirsiniz. 

Adayı denizden de gezmek gerektiğini düşünüyoruz. Motor kiralayabilir veya mevcut turlara da katılabilirsiniz. Bu sayede birbirinden güzel koyların tamamını da görme imkânı bulabilirsiniz. 

Yaz aylarında ada oldukça hareketlidir. Çeşitli festivaller ve geceler düzenlenir. Yine yaz aylarında Tuz Gölünde flamingolar konaklar. Birçok araştırmacı ve fotoğrafçı için cazibe merkezi olan flamingolar insanlardan korkmayan yapıları da oldukça ilginçtir. 

Adada konaklamak için genelde merkez, Yeni Bademli ve Uğurlu Köyünde yaygındır. Şahinkaya, Eşelek ve Şirinköy de de konaklama gelişmektedir. Adada yıldızlı oteller bulunmasa da özel belgeli oteller bulunur. 

Gökçeada organik ürünleri ile öne çıkan bir adadır. Ege ve zeytin kelimeleri et ve tırnak gibidir. Hali ile ada da bundan nasibini almıştır. Zeytinyağı, kekik ve adaçayı satın alabilirsiniz. Ada şarapları genelde ev yapımıdır. Zeytinyağlı sabun, salça, pekmez, köy peyniri, şifalı bitkiler, çam balı mevsim meyveleri ve tatbikî balık en gözde ürünlerin başında gelmektedir. 

Ada Mayıs ve Eylül ayları arasındaki zamanda denize girmek için en uygun zamanlardır. Deniz ve hava sıcaklıkları gayet uygundur.