Gökçeada Tarım

Gökçeada, dünyada hızla yayılan kimyasal ilaç kullanarak yapılan tarıma direniyor. Elbette buna en büyük destek Tarım Bakanlığından gelmiş. Gökçeada ekolojik tarım yapılması için pilot bölge olarak seçilmiş durumda. 

Kaymakamlığın 3 projesi adayı organik tarım adası haline getirmek için oluşturulmuş. Organik bal, organik zeytinyağı ve organik üzüm üretimi bu proje kapsamında üretilen ürenler. 

Teşvikler ve çalışmalar sonucu bu işleri yapan birçok küçük işletme faaliyete geçerek üretim yapmaya başlamışlar. Bunlar ürünlerini Pazar günleri kurulan pazarda veya şehir merkezinde bulunan mağazalarda satıyorlar. 

Ada da pazarı gezerken gözünüze pembe domatesler, yamuk yumuk salatalıklar, kızılcıklar bulmak mümkün. Adada başta domates, karadut, böğürtlen ve zeytin reçeli bile bulmak mümkün. 

İklim ve coğrafi şartlar zeytin üretmeye elverişli olunca zeytincilik de halkın önemli geçim kaynakları arasına girmiş durumda. Tahmini 200 bin civarı zeytin ağacı olduğu belirtilen ada da Gemlik tipi sofralık zeytin üretimi de yapılmakta. 

Gökçeada da 600 yıllık zeytin ağaçları bulmak mümkün. Genelde yağlık olarak üretiliyor zeytinler. Bu yüzden ada da günde 40 ton zeytin sıkma kapasiteli zeytinyağı fabrikası kurulmuş. Zeytinler zamanında sıkıldığı için asit oranları çok düşük hatta yok denecek kadar az seviyede olmakta. Prinası da yakacak olarak değerlendirilen zeytinlerden sabun da üretiliyor. 

İlçe Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğünün çabaları ile şişeleme tesisi kurulmasından tutun işletmeciliğe kadar üreticilere destek verilmekte ve adada üretilen zeytinyağının hem iç hem dış pazarlarda hak ettiği yeri alması için çalışmalarda bulunmakta. 

Bağcılık ada için önemli bir diğer tarım kalemleri içerisinde. Bağcılık için oldukça elverişli bir yapısı olan adada bağcılık eski gücünü yitirmişken devlet tarafından çeşitli kredi ve teşviklerle tekrar canlandırma çalışmaları yapılıyor. Uğurlu ve Tepeköy başta olmak üzere 300 dekar üzüm bağı mevcut adada. 

Zamanında ada da üretilen kalabaki, vasilaki, çavuş, mavropali gibi üzüm çeşitleri ile yapılan İmroz Şarapları ile İstanbul’un şarap ihtiyacının % 40 ı karşılanabiliyormuş.